yakını ölen birisini teselli etmek...

Yakını ölen birisini teselli etmek zordur cümlesini kurmam çok genel olur. Bu herkes tarafından bilinen bir hadise zaten.

Yakını ölen birisini teselli ederken empati yapmamız gerekir. Kendimizi onun yerine koymamız gerekir, onu anlayabilmek daha sonra onu teselli etmenin yollarını arayabilmek için.

Ama mezarlığın yolları hep karanlık olur bilirsiniz...

Ve empati kurarken bir bakmışsınız aslında ölen insanla empati kuruyorsunuz...

Çünkü o, yakını ölen insanın da ölenden farkı yoktur. Ölenle ölünmez diye bir söz vardır ya, bu söz aslında doğru değildir. Ölenle beden olarak ölünmez ama ruh olarak geçici bir süre de olsa ölünür.

Küçük bir bebeğin canı yandığında, örneğin parmağı kapıya sıkıştığında, annesi gel öpeyim de geçsin der ya..

İşte bu yara geçici süreli bir yara olmayabilir her zaman. Ruhta kalıcı iz bırakabilir.

Öpünce geçici bir yara değildir yakının ölmesinin yarası bazen...

İnsanın ruhunda kalıcı iz varsa o insan kolaylıkla takip edilebilir...

Ne demek istediğimi açıklayacağım.

Bir de en sevdiği insan ölse… Düşünsenize, nişanlanmalarına iki hafta var ve bir trafik kazası... Ve doğrudan sağ kalan tarafın hayat trafiğinin akışı değişir. Onun hayat trafiğinin akışı göz yaşının akışıdır artık.

Şimdi teselli etmeye gelelim. Ne yapabiliriz bu çaresiz durumda?

Kolumuzu yakını ölen insanın omzuna attık. Ne diyebiliriz ki? Sağ kolumuzu onun omzuna attık, sol elimizle de göz yaşını siliyoruz. Sevdiği bir insanı hayatından silmişse göz yaşını da silmek zorunda kalır... Bunların hepsinin bilincinde olduğumuzu var sayalım.

Babanın doğacak bebeği annesinin karnında ölmüş, düşünsenize...

Onun hayatının nüfus varsayımından bir kişi eksilmiştir artık...

’’Boşver üzülme, Allah onu yanına aldı işte, hem çok iyi bir insandı, kesin cennete girecek’’… bu tür teselliler işe yarar mıydı acaba?... Hiç sanmıyorum bana soracak olursanız. Çünkü o da biliyordur bunları. Onun sorunu ölen yakının cehenneme gitmesi ya da ahiretteki yeri değil ki. Onun sorunu şu anda o yakının yanında olmaması ve bir daha asla olmayacağı.

’’O yoksa ben yanındayım ve hep yanında olacağım…’’ bu söylenebilir. Bu ona bir nebze de olsa teselli verir… mi? Sizin kim olduğunuza bağlı, eğer onun yakınlarından birisiyseniz, bu çok az da olsa işe yarayabilir. Onun acısını geçirmez bence ama, yine de ona yalnız olmadığını hissettirmek bir şey kaybettirmez.

En başta da demiştim, kendinizi onun yerine koymalısınız diye. Onu önce anlamak gerekir, sonra teselli edebilirsiniz. İnsan en iyi kendisini teselli eder, kendinizi onun yerine koyunca, kendinizi teselli ediyormuş gibi onu teselli edersiniz.

O süre içinde gerçeklerden bahsetmemelisiniz. ’’Onun yokluğuna alışmak zorundasın.’’ gibi gerçeklerden bahsedilmemeli bence.

İnsanın ruhunda kalıcı iz varsa o insan kolaylıkla takip edilebilir demiştim. Çünkü o insan artık belirgin olmaya başlar. Onu teselli eden birisi olmazsa ruhundaki iz tamamen kalıcı olur artık ve akli dengesini yitirir yavaş yavaş düşüncelerden...

Sonunda, tahmin ettiğiniz gibi delirir.

O yüzden bu konu, teselli konusu gerçekten çok önemlidir. Biliyorum, yakını ölen birisini teselli etmek imkansızdır, imkansız olmasa da çok zordur. Ama yine de onun yanında birileri olmalıdır. Yoksa işin içinden çıkamaz.

Bu içinden çıkılamayan işte çalışırsa beyni iflas eder...

Benim tavsiyelerim bu kadar. Yakını ölen birisi nasıl tedavi edilir, bu açıdan bir deneyimim yok. Sadece düşüncelerimi söyledim. Uyguladığınızda yararlı olmayabilirde...

Yakını ölen birisi nasıl teselli edilir anlamak için yakını ölen birisinin sizin yakınınız olup ölmesi gerekir...

Bunu cümleye dökmesi bile zor bir durum işte.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !